Rusya Federasyonu’nda Vladimir Putin döneminin başlaması, Türkiye’de de AK Parti’nin iktidara gelmesiyle birlikte Türk-Rus ilişkileri ivme kazanmıştır. 1990’lı yıllarda Türk-Rus ilişkilerinde ancak ticari boyut söz konusu idiyse, günümüzde iki ülke arasında “stratejik ortaklıktan” dahi bahsedilmeye başlanmıştır. İki ülke arasındaki ticaret hacminin 40 milyar dolara ulaşması, ikili görüşmelerin çok sık ve en üst düzeyde yapılması, uluslar arası arenada tarafların birbirlerine destekte bulunmaları, enerji alanındaki işbirliğinin artması, Türk-Rus ilişkilerinin “stratejik ortaklık” düzeyine çıkması için gerekli zemini hazırlayan gelişmelerdir. Bütün bu gelişmelerin gerek Türkiye’nin gerekse de Rusya’nın Batı ile sorun yaşadığı bir döneme denk gelmesi, Rusya ile Türkiye’nin Avrasya Birliği’ne doğru gittiğine ve Rusya’nın Türkiye’nin AB yolunda alternatif olup olamayacağına dair tartışmaların artmasına yol açmıştır. Türk-Sovyet (Rus) münasebetlerinin kuruluşunun 90. yılının kutlandığı 2010 yılında diplomatik ilişkilerin artması, tarafların karşılıklı olarak vizeleri kaldıracak olmaları ve Üst Düzey İşbirliği Konseyi’nin faaliyete geçmesi, bundan sonraki süreçte Türk-Rus münasebetlerinin daha fazla gelişeceğine işaret etmektedir.
İÇİNDEKİLER
Özet
Giriş
1. Türk-Rus İlişkilerine Tarihî Bakış
2. Türk-Rus İlişkilerinin Gelişmesindeki Etkenler
3. Komşuluktan Stratejik İşbirliğine Doğru: Türk-Rus İlişkileri
3.1. İki Ülke Arasındaki Ticari İlişkiler
3.2. Enerji Alanındaki “Enerji”k İşbirliği
3.3. Askerî Alanda Gelişen İşbirliği
3.4. Uluslararası Arenada Karşılıklı Destek
3.5. Kültürel Alanındaki İşbirliği
4. Türk-Rus Stratejik Ortaklığın Önündeki Engeller
4.1. Güvensizlik Sorunu ve Ticari İlişkilerdeki Bazı Engeller
4.2. Bölgesel Türk-Rus Rekabeti
5. Türk-Rus Münasebetlerinin Gündemindeki Diğer Konular
5.1. Kıbrıs Meselesi
5.2. Sözde Ermeni Soykırımı Konusu
5.3. Rusya, Türkiye ve Şanghay İşbirliği Örgütü
5.4. Rusya’nın, Türkiye’nin AB Üyeliğine Bakışı
6. Dmitriy Medvedev’in Mayıs 2010 Türkiye Ziyareti ve Beklentiler
Sonuç