Radikalleşme ve şiddete varan aşırıcılık istikrarlı ve zamanla artan bir biçimde güvenlik çalışmaları literatüründe pek çok makul sebepten ötürü kendine daha geniş bir yer bulmaktadır. Bu olgular yalnızca insanların hayatını, ulusal ve bölgesel istikrarı ve devletin ana dayanak noktalarından olan güç kullanımı üzerindeki tekelini tehdit etmemekte, aynı zamanda tolerans, beraber yaşayabilme, çoğulculuk ve farklılıklara saygı gibi evrensel değerlere de tehlike teşkil etmektedir. Terörist grupların maksatlarını meşru kılmak için referans gösterdiği değerler farklı olsa da bunların insanlık dışı terör saldırılarının neticesinde kurbanların çektiği ıstıraplar aynıdır.

Radikalleşme ve şiddete varan aşırıcılıkla daha etkin mücadele edebilmek için bunlara dair kavramlar, yaklaşımlar, modellemeler ve literatürdeki boşluklar üzerinde durulmalıdır. Elinizdeki çalışma öncelikle bu ihtiyaca eğilmektedir. Bu noktalara dair sarih bir anlayış olmaksızın işbirliği içerisinde bu olgularla mücadele oldukça zor bir hale gelmektedir. Ne radikalleşme ne de şiddete varan aşırıcılık belirli bir din, ideoloji ya da değerler sistemine atfedilemez. Esasen farklı düşünsel temellere dayanan radikalleşme türleri birbirini de besler nitelikte hareket edebilmektedir. Bundan dolayı mücadelede bütüncül, kapsayıcı ve belirli formları dışlamayan ya da fazlasıyla odağa almayan bir anlayışın gerekliliği açıktır. Türkiye, onyıllardır aşırı soldan etnik-bölücü ve dini referanslı örgütlere kadar farklı referanslara sahip radikal ve şiddete varan aşırıcı yapılarla mücadelesini sürdürmektedir. Bu anlamıyla Türkiye, radikalleşme ve şiddete varan aşırıcılığın sözü edilen farklı yüzlerine dair en net fikri verebilecek örneklerdendir. Bu araştırma Türkiye’nin farklı terör gruplarıyla onyıllardır süregelen mücadelesine değinmekle beraber, bu mücadelede yakın dönemde atılan adımlar üzerinde de durmakta, böylece başka aktörler tarafından da faydalanılabilecek başarı hikayeleri ve iyi uygulamalar sunmaktadır.

Bu çalışmada ORSAM Misafir Araştırmacısı Dr. Göktuğ Sönmez öncelikle radikalleşme ve şiddete varan aşırıcılığa ve bunların farklı şekillerine dair kapsamlı bir tartışma sunmakta, kendi modelleme ve kavramlarını aktarmaktadır. Akabinde Türkiye’nin bu olgularla mücadelesine dair tarihi arka planla beraber daha güncel çabalarına değinmekte, bu kapsamda da sosyo-ekonomik adımlardan karşı-mesaj üretme çabalarına, gençlik projelerinden Fırat Kalkanı Operasyonu’nu da içerir şekilde askeri çabalara örnekler sunmaktadır.

İlgili Dosyalar

Yazar Hakkında

Göktuğ Sönmez lisans derecesini Bilkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden, yüksek lisans derecesini London School of Economics (LSE) Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden, doktorasını School of Oriental and African Studies (SOAS) Siyaset Bilimi ve Uluslararası Çalışmalar Bölümü'nden   Profili Gör

Bu Yazıyı Paylaşın