|
|
|
 |
|
İBRAHİM HALİL EL ALLAF: "IRAK VE ARAP ÜLKELERİNE YÖNELİK DIŞ POLİTİKASINI ÖNGÖREN VE AVRUPA’YA YÖNELİK DIŞ POLİTİKASIYLA ÇELİŞMEYEN BİR POLİTİKAYI ŞU ANDA TÜRKİYE BENİMSEMİŞ DURUMDA. "
Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığı, ORSAM ve Irak Kültür Elçiliği işbirliğiyle düzenlenen "Türkiye ve Irak İlişkileri Tarihi ve Geleceğe Yönelik Açılımlar" konulu uluslararası sempozyumda "20. Yüzyılda Türkiye - Irak İlişkilerine Bakış" üzerine bir konuşma yapan Irak Bölgesel Araştırmalar Merkezi Müdürü İbrahim Halil El Allaf, kendisiyle 10 Haziran 2010 tarihinde ORSAM Ortadoğu Uzmanı Bilgay Duman tarafından yapılan röportajda, Türkiye-Irak İlişkilerine değindi.
ORSAM: Öncelikle bize Türkiye- Irak ilişkilerinin geçmişi hakkındaki düşüncelerinizi biraz anlatabilir misiniz?
Prof. Dr. İbrahim Halil El-ALLAF: Öncelikle Ankara’ya geliş amacımız Türkiye-Irak ilişkilerini düzenlediğiniz uluslar arası sempozyumda konuşmaktı. Biz de bu konuyla ilgili çok iyi hazırlandık. Ayrıca biz Irak-Türkiye arasında gelecekte de ilişkilerin çok büyük bir öneme sahip olduğuna inanıyoruz. Biz bu toplantıların gerçekleşmesini daha seneler öncesinden bekliyorduk. Bu toplantının daha da öncesinden yapılması gerektiğini savunuyorduk. Yalnız bazı aktörlerin engellemeleri dolayısıyla bu toplantı bugüne kadar ertelendi. Bu ilişkinin çok önemli unsurlarının olduğunu biliyoruz. Birinci unsuru olarak da tarihsel unsurları gösterebiliriz. Ayrıca coğrafi, ekonomik, dini unsurlar da var. İlişkilerimizi ayrıca bu temel unsurların üzerine de kurmalıyız. Benim yapmış olduğum bir araştırmada, ki bu araştırmanın konusu da Türkiye- Irak İlişkileri idi, 2 noktayı vurgulayacağım. Birinci nokta, iki ülke arasındaki ilişkilerin daha iç içe geçmesi, daha da çeşitlenmesinin gerektiğidir. Böylece ilişkilerin gelecekte ayrılması daha da zorlaşacaktır. Sonrasında ise ilişkilerin siyasi alana da sirayet etmesi, yansıması beklenmektedir.
ORSAM: Peki Türkiye- Irak arasındaki ilişkiler nasıl güçlendirilir ve çeşitlendirilir?
Prof. Dr. İbrahim Halil El-ALLAF: Bu İlişkinin öncelikle temellerinin kurulması gerekiyor. Uygulamaya ve gerçeğe yönelik esasların ortaya konulması gerekiyor. En önemlisi, birbirimizi tanımak ve birbirimize saygı göstermektir. Ortak değerleri de bulmamız gerekiyor. Buna bağlı olan diğer bir unsur ise, ortaklık temelleri bulmak için iki ülkenin kültür adamlarının, özellikle de tarihle ilgilenen akademisyenlerin, bir arada oturup, bu iki halkı birleştirecek temeller oluşturması, saadet ve refaha kavuşturulması ve barış içerisinde yaşamaları gereklidir. Ve gerçekte de Irak yönünden Türkiye’nin dış politikasına baktığımızda, bu ilişkilerin daha ileri gitmesinde belli bir rolü olduğunu görmekteyiz. Özellikle de Atatürk’ün söylediği gibi “ yurtta sulh, cihanda sulh” İlkesini kendi içimizde sağlamalıyız. Ve bu söz de zaten bugün gerçekleştirildi. Küreselleşmenin getirdiği fikirlerle ve bu iletişim çağının ilerlemesiyle birlikte dünya küçük bir köy haline dönüştü. Dünya birleşti ve çıkarlar ortak oldu. Her ülkenin barışı bir diğer ülkenin barışına yansımaya başladı. Biz de Türk kardeşlerimiz de şunu temenni ediyoruz. Daha önce tarihte de olduğu gibi, Türkiye’nin bize, Irak’taki kardeşlerine yardım eli uzatmasını bekliyoruz. Özellikle kötü durumda olanlar Türkiye’den yardım bekliyorlar. Biz de bunu hissetmeye başlamıştık zaten. Bu Türkiye’nin eski ve yeni dış politikasını göstermektedir.
ORSAM: Türkiye’nin yeni dış politikasından bahsederken, 2003 sonrası Türkiye’nin Irak politikasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Prof. Dr. İbrahim Halil El-ALLAF: Türkiye’nin 2003’ten sonraki Irak politikasının olumlu olduğunu düşünüyoruz ve Türkiye’nin yeni dış politikasının mimarı olarak saygıdeğer Pof. Dr. Sayın Ahmet Davutoğlu’na da büyük saygı duyuyoruz. Irak ve Arap ülkelerine yönelik dış politikasını öngören ve Avrupa’ya yönelik dış politikasıyla çelişmeyen bir politikayı şu anda Türkiye benimsemiş durumda. Türkiye daha önceden de Doğu ile Batı arasında bir köprüydü ve bu durum şimdi de aynıdır. Bu köprü sadece maddi çıkarlar için değil, yeni fikir ve görüşler için de bir köprüdür. Iraklılar, Türkiye’nin bu yeni açılımlarına çok olumlu bakıyor ve Türkiye’nin artık Irak’ı anlamaya başladığını düşünüyor. İşte bu yüzden de biz buradayız, Ankara’dayız.
ORSAM: Son olarak şunu sormak istiyorum Irak’taki şartlar belli, çok sıkıntılı bir durum var. Bir düşünce kuruluşu olarak çalışma koşullarından bahsedebilir misiniz? Nasıl sıkıntılar çekiyorsunuz?
Prof. Dr. İbrahim Halil El-ALLAF: Irak’ın daha önceden de bu tür tecrübeler başından geçti. Irak’ın başında daha önceden de bu gibi sıkıntıları çekmesi dolayısıyla, şimdiki sıkıntıları da aşılabileceğini düşünüyoruz. Bir uluslararası araştırma kurumu olarak ne kadar küçük olsak da şartlara uyum sağlamaya çalışıyoruz. Çünkü bu gibi durumları biz bir sınav olarak görüyoruz. Bizim Türkiye’den, Türk kardeşlerimizden şunlara ihtiyacımız vardır; bizim araştırmacılarımıza yardım eli uzatmalarını istiyoruz, bilgi ve bilimin daha ileri düzeylere getirilmesini istiyoruz. Özellikle bilimsel yayınlarla ilgili olarak, araştırmacılarımıza eğitim verilmesini ve araştırmalarda ilerlemek için bu araştırmalarımızın daha global bir mahiyete sahip olmasını istiyoruz. Ancak biz böyle gelişebiliriz. Türkiye de bu açıdan çok önemlidir.
ORSAM: Biz de size Musul’dan Türkiye’ye geldiğiniz ve bilgileriniz bizimle paylaştığınız için teşekkür ediyor ve Türkiye ile Irak ilişkilerinin gelişmesini temenni ediyoruz.
|
|
|
|
|
|
| 16 HAZİRAN 2010 |
|
|
 |
|
|
|
|
|