English
  • Irak
  • İran
  • Filistin - İsrail
  • Suriye
  • Lübnan
  • Mısır
  • Ürdün
  • Yemen
  • Basra Körfezi
  • Aden Körfezi
  • Afganistan-Pakistan
  • Türkiye - Ortadoğu
  • Enerji ve Ekonomi - Ortadoğu
  • Terör - Ortadoğu
  • Kafkasya - Ortadoğu
  • Orta Asya - Ortadoğu
  • Rusya Federasyonu - Ortadoğu
  • Düşünce Kuruluşları
  • Diaspora Çalışmaları
  • Irak Türkmenleri Çalışmaları
  • Konferanslar - Sempozyumlar
  • Jeopolitik Toplantılar
  • Yuvarlak Masa Toplantıları
  • Türkmen Aydınları Toplantıları
  • Berlin'deki GPPI'nın Başkan Yardımcısı Benner, “Türk dış politikasındaki değişim AB’ye negatif olmaktan öteye pozitiftir bir etkide bulunmaktadır” dedi.
    Iraklı Yezidi Emiri İsmail, Yezidilerin siyasal tercihlerini özgürce yapamadıklarını ve dini kimliklerinin etnik kimliğe dönüştürülmek istendiğini anlattı.
    Dr. Tull, Türkiye’nin son dönem dış politikasında bir eksen kayması olmadığını, Türkiye’nin çabalarının bir küresel güç olma arayışı olarak yorumlanması gerektiğini söyledi.
    Selahattin Vilayet Meclisi Genel Sekreteri Niyazi Mimaroğlu, başarılarını, diğer grupların aksine fark gözetmeden tüm halka hizmet etmeye borçlu olduklarını söyledi.
    Selahattin Valisi El-Kerim, Türkiye’nin Irak politikasını çok olumlu bulduklarını ve Türkiye'deki yatırımcıları Selahattin'e beklediklerini söyledi.
    Sadr Grubu Kerkük Temsilcisi El-Sakri, artık Anayasa’nın 140. Maddesinin uygulanmasının söz konusu olmadığını söyledi ve "Kerkük dinimiz gibi önemlidir" dedi.
    Irak İslam Yüksek Konseyi Kerkük Temsilcisi Hasan, sonradan Kerkük'e göç ettirilen Arapların ve Kürtlerin Kerkük’ün kaderini belirlemeye haklarının olmadığını söyledi.
    ITC Selahattin İl Başkanı ve Selahattin İl Meclisi Üyesi Ali Haşim Muhtaroğlu, yerel siyaseti ve Türkmenlerin durumunu değerlendirdi.
    Irak Türkmen Cephesi Diyala İl Başkanı Usame Nazım Dede, Diyala'daki yerel siyaseti ve Türkmenlerin durumunu değerlendirdi. Dede, "Türkmen her yerde Türkmendir" dedi.
    Türkiye'nin Irak'taki dengeleyici rolünü vurgulayan Selahattin Vilayet Meclisi Üyesi El Çiyad, “Türkiye, Irak’ta laik grupları desteklesin” dedi.
    Musul Araştırmalar Merkezi Müdürü Prof. Dr. Zennun Yunus El Taii Musul’da son durum ve seçim sonrası Irak’ın geleceği üzerine görüşlerini aktardı.
    Irak Stratejik Araştırma Merkezi Başkan Yardımcısı Basıl El Guıreyri Irak Seçimleri ve Türkiye-Irak İlişkileri Hakkında Değerlendirmelerde Bulundu.
    Irak Kültür Ateşesi Prof. Dr. Muhammed El Hamdani “Türkiye-Irak İlişkileri: Tarihi ve Geleceği Yönelik Açılımlar” başlık uluslararası sempozyumu değerlendirdi.
    Goran'ın yayın organı Rozname'nin Genel Yayın Yönetmeni Azad Chalak, Goran'ın son seçimlerde başarısız olmasını milliyetçi söylem kullanmamasına bağladı.
    Türk-Kürt Dostluk Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Şıvan Taveng, bölgesel güç olmaya oynayan bir Türkiye için Kürt kartının en iyi kart olduğunu savundu.
    Hewler Post Genel Yayın Yönetmeni Rebwar Kerim, Iraklı Kürtlerin ülkedeki haklarının korunması için Türkiye’nin ikna olması gerektiği düşüncesinde olduğunu söyledi.
    Rudav Gazetesi Ekibiyle Toplantı
    Toplantıda Türkiye ve Irak Kürtleri arasındaki münasebetler değerlendirildi.
    Iraklı Bektaşiler ORSAM'da
    Musul, Kerkük ve Erbil'den gelen temsilcilerle Irak'taki Bektaşi toplumunun tarihi, mevcut durumu ve beklentileri ele alındı.
    Iraklı Türkçe Öğretmenleri ile Toplantı
    Toplantıda eğitim sisteminde yaşanan sıkıntılar, Türkiye’den beklentiler ve Türkmenlerin durumu görüşüldü.
    Bağdat Üniversitesi Heyeti ORSAM'da
    Heyet ile yapılan toplantıda Bağdat Üniversitesi ile ORSAM arasında kapsamlı bir kurumsal işbirliği yapılması kararlaştırıldı.
    Temmuz 2010 Yaz Okulu Programı Sona Erdi
    ORSAM Başkanı Kanbolat, katılımcılara Ortadoğu ülkelerini ziyaret ederek etkileşimlerini artırmalarını tavsiye etti.
    Amerikalı Meclis Üyeleri ve Senatörler ORSAM'da
    Virginia ve Maryland eyaletinden gelen Amerikalı heyete Türkiye-ABD ilişikileri hakkında brifing verildi.
    ORSAM-IAMES Toplantısı
    Toplantıda Türkiye-Vietnam ilişkileri ve Ortadoğu hakkında ortak çalışmalar yapılması kararlaştırıldı.
    Türkiye-Irak İlişkileri Sempozyumu Sonuç Bildirisi Açıklandı:
    "Türkiye-Irak ilişkileri tarihi beraberce yeniden yazılmalı"
    I. Türkiye-Yemen Forumu Düzenlendi
    İstanbul'daki geniş katılımlı Forum, Dışişleri Bakanlığı, ORSAM ve İTO işbirliğiyle düzenlendi.
    Irak Bölgesel Kürt Yönetimi Başkanı Mesut Barzani'nin 4 Haziran 2010'da ORSAM'da Yaptığı Konuşmanın Tam Metni (İngilizce)
    ORSAM BM Irak Özel Temsilcisi Ad Melkert’i Konuk Etti
    Melkert, Türkiye'nin Irak'la ilişkilerde yapıcı bir örnek oluşturduğunu söyledi.
    Yaptırım Kararları ve İran'ın İzolasyonu Etkisizleştirme Çabaları
    Sercan Doğan, ORSAM Ortadoğu Uzman Yardımcısı
    İran nükleer krizi 2002’den beri Ortadoğu’nun ve dünyanın gündemini meşgul etmektedir. Önümüzdeki dönemde gündemin ön sıralarında yer almaya devam edecektir. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) Haziran 2009 başında İran’a yönelik aldığı yaptırım kararı bir ayını doldururken İran cenahında ilginç gelişmeler yaşanmaktadır. İran, özellikle BMGK’nın yaptırım kararından bu yana diplomatik girişimlerini artırmıştır. AB ve ABD’nin İran’ı ekonomik alanda izole etmeyi hedefleyen adımlarını, Tahran yönetimi çeşitli hamlelerle boşa çıkarmaya çalışmaktadır. 2006’dan bu yana alınan beş yaptırım kararından sonra alınan yeni yaptırım kararının İran’ın nükleer faaliyetlerini ve nükleer silah sistemleri geliştirme kapasitesini daha da kısıtlaması öngörülse bile İran’ın Kuzey Kore gibi izole edilemediği aşikardır
     
    Türkiye, Brezilya ve İran’ın ortak girişimiyle varılan uranyum takas mutabakatını kapsayan Tahran Bildirisi, mevcut nükleer krizde diplomatik inisiyatifin sadece Batı’nın elinde olmadığını göstermişti. Üçlü inisiyatif, her ne kadar BMGK’nın yaptırım kararı alması nedeniyle hedefine tam olarak ulaşamamış olsa da, meseleye Batılı ülkelerin şart koştukları formül ve zeminler dışında da çare aranabileceğini kanıtlamıştı. Tahran Bildirisi, İran nükleer krizinde ABD ve AB’nin uzun süredir etkisiz kaldığı bir konuda ilk kez uzlaşmaya ve çözüme bu denli yaklaşılan bir süreci beraberinde getirmişti. Öte yandan gerek bazı Batılı ülkelerde gerek Türkiye içindeki bazı çevrelerce, üçlü inisiyatifin yalnız kalmış ülkelerin çabası olduğu gibi bir algılama yaratılmıştı. Oysa İran konusunda dünya genelinde Batılı ülkelerden farklı yaklaşımlar benimseyen ülkelerin sayısı hiç de az değildir. 120 ülkeden oluşan Bağlantısızlar Hareketi, İran’ın barışçıl amaçları için nükleer enerji geliştirmesini desteklemekte ve meseleye Batı’dan daha farklı bir bakış açısıyla yaklaşmaktadır. Bununla birlikte, 8 Temmuz 2010’da Nijerya’da toplanan ve Müslüman nüfusa sahip ülkelerden oluşan D-8 Zirvesi’nde İran’ın da bulunması hem ekonomik anlamda hem de diplomatik anlamda İran’ın üzerinde henüz dayanamayacağı büyüklükte bir baskı olmadığına işarettir. Şurası açıktır ki, İran’ın nükleer faaliyetlerine Batı başkentlerde verilen tepkiler, dünyanın diğer gelişmekte olan ülkelerini de endişe sevk edebilmektedir. Çünkü gelişmekte olan ülkeler için enerji ihtiyaçlarının karşılanmasında nükleer enerji halen yaşamsal bir seçenektir. Fakat bu yola başvurmaları halinde ileride kendilerinin de İran ile aynı muameleye maruz kalma olasılığı vardır. İşte bu durum, pek çok gelişmekte olan ülkenin Batılı başkentlerden farklı bir tutum geliştirmesine neden olmaktadır.
     
    Öte yandan İran yönetimi, BMGK’nın ekonomik yaptırım kararlarını etkisizleştirmek için girişimlerini hızlandırmıştır. Fars Haber Ajansı, IRNA ve Mehr Haber Ajansı gibi resmi veya yarı resmi kaynaklar ile Batılı haber kaynaklarında yer alan haberlerden, İran’ın çok sayıda ülkeyle çok boyutlu ilişkiler kurmaya ve geliştirmeye çalıştığı görülmektedir. Rusya ve Çin ile halihazırda yoğun bir işbirliği içinde olan İran, Asya’nın önemli güçlerinden Japonya, Hindistan ve Güney Kore ile de ekonomik işbirliği ve yatırım imkanları konusunda görüşmeler yürütmektedir. Türkiye ile de enerji işbirliği alanında yakınlaşmaya çalışan İran, Güneydoğu Asya’nın önemli ekonomik güçlerinden Malezya’da bu ayın başında düzenlediği bir konferansla yatırımcıları ülkesine davet etti. Son bir ay içindeki bir diğer gelişme ise, İran ve İtalya arasında serbest ticaret limanları (Trieste ve Bender Abbas) kurulmasını öngören bir dizi görüşme oldu.
     
    Hindistan ve Pakistan, İran’ın bağlarını güçlendirmeye çalıştığı diğer ülkelerdir. Pakistan, Haziran 2010’da BMGK’nın aldığı yaptırım kararına uymak zorunda olmadığını açıklamış ve enerji alanındaki  işbirliğini artırma irade göstermiştir. Geçtiğimiz Haziran ayında İran ve Pakistan, İran doğalgazının Pakistan’a aktarılması için bir boru hattı inşa edilmesi mutabakatına varmışlardı. 2014’de faaliyete geçmesi öngörülen boru hattıyla Pakistan’a günlük 21,5 milyon m3 doğalgaz aktarılması hedeflenmektedir. Daha önceden IPI (Iran-Pakistan-India) adıyla planlanan ve üç ülkeyi birbirine bağlayacak boru hattı projesinin Pakistan ayağının gerçekleşmesi, İran açısından izolasyonu delecek önemli bir gelişme olabilir. Her ne kadar İran ve Pakistan arasında, Afganistan’daki iç dengeler, Pakistan’daki Şii azınlık ve İran’daki Sünni Beluç hareketinin Pakistan topraklarındaki faaliyetleri gibi konular sebebiyle ilişkilerde zaman zaman gerginlikler yaşansa da, iki ülke ekonomik işbirliğinin getireceği karşılıklı faydaları göz ardı etmemektedir.
     
    İran, Batılı ülkelerin öncülüğünde alınan yaptırım kararından şüphesiz olumsuz etkilenecektir. Ancak ekonomik izolasyonun düzeyinin şu an için İran’ı büyük bir bunalıma sürüklemesi beklenmemektedir. Büyük olasılıkla ABD ve müttefikleri izolasyonu peyder pey ağırlaştırma yoluna giderek İran’ın iç sorunlarının artmasına uğraşacaklardır. İran yönetimi ise meseleye ekonomik ve siyasi bir sorunun ötesinde daha ziyade rejimin selameti açısından baktığı için kuşatmayı delecek araçlar bulmak için yoğun çaba içinde olacaktır. İran’ın bu çabaları beraberinde kimi ülkeler için yeni fırsatlar kimileri için de çeşitli riskler getirecektir. 
     09 TEMMUZ 2010 
              
    Sizce Türkiye'nin mevcut Ortadoğu politikası, dış politikasında bir eksen kayması olarak nitelendirilebilir mi?




     
    03 Eylül 2010 (ENG / TR)
    02 Eylül 2010 (ENG / TR)
    01 Eylül 2010 (ENG / TR)
     

    ORSAM Rapor No: 19

    TÜRKİYE’YE YÖNELİK TÜRKMEN GÖÇÜ
    VE TÜRKİYE’DEKİ TÜRKMEN VARLIĞI
    -Eleştiriler için Taslak Metin-

    ORSAM Rapor No: 18

    KOMŞULUKTAN STRATEJİK İŞBİRLİĞİNE:
    TÜRK-RUS İLİŞKİLERİ
    (TR / RUS)

    ORSAM Rapor No:17

    7 MART 2010 IRAK PARLAMENTO SEÇİM SONUÇLARININ VE YENİ SİYASAL DENKLEMİN DEĞERLENDİRİLMESİ
    (TR)

    ORSAM Rapor No: 16

    OMAN SULTANLIĞI :
    ARAP YARIMADASINDA GELENEKSEL İLE
    MODERNİTE ARASINDA BİR ÜLKE
    (TR)

    ORSAM Rapor No: 15

    ORSAM HEYETİNİN
    7 MART 2010 IRAK
    SEÇİMLERİNE İLİŞKİN
    GÖZLEM RAPORU

    (TR)

    ORSAM Rapor No. 14

    SEÇİM ÖNCESİ IRAK’TA SİYASAL DURUM
    VE SEÇİME İLİŞKİN BEKLENTİLER

    (TR)

    ORSAM Rapor No. 13
    7 MART 2010 IRAK SEÇİMLERİ ÖNCESİ Şİİ KÖKENLİ PARTİ VE SEÇMENLERİN POLİTİK DAVRANIŞLARININ ANALİZİ

    (TR / RUS)

    ORSAM Rapor No. 12

     RUSYA FEDERASYONU'NUN BAKIŞI: IRAK FAKTÖRÜNÜN TÜRKİYE’NİN ORTADOĞU POLİTİKASINA ETKİSİ (1990-2008)
    (TR / RUS)

    ORSAM Rapor No. 11

    UNUTULAN TÜRKLER: LÜBNAN'DA TÜRK VARLIĞI
    (TR / ENG)

    ORSAM Rapor No. 10

    YEMEN İÇ SAVAŞI: İKTİDAR MÜCADELESİ, BÖLGESEL ETKİLER VE TÜRKİYE İLE İLİŞKİLER
    (TR / ENG)

    ORSAM Rapor No. 9

    YEMEN SORUNU: BÖLGESEL SAVAŞA DOĞRU MU?
    (TR / ENG)

    ORSAM Rapor No: 8

    KARADENİZ'İN BÜTÜNLEŞMESİ 
    İÇİN ABHAZYA
    (TR / ENG)

    21 Mayıs - 20 Temmuz 2010
    21 Nisan - 20 Mayis 2010
    Ana Sayfa    |    Üyelik    |    İletişim    |    Basın    |    Site Haritası    |    Bağlantilar    |    Rss